kocayazı köyü
  Kocayazi Forum
 
=> Daha kayıt olmadın mı?


Kayıt icin => Daha kayıt olmadın mı? yazısına tıkla..istenen nick: yani isim yazıyorsun.. şifre ve email.adresini yazıp kayıt yap.a tıkla ... Foruma gelip.. Kullanıcı adı ..yazan yere kayıt olurken yazdıgınız (nick) yani isminizi yazıyorsunuz ve nokta nokta bolumune sifrenizi yazıp.. giris.e tıkla foruma yazı yazabilirsiniz .. Tesekkurler.. kocayazıköyü.com

Kocayazi Forum - KUR'AN-I KERİM

Burdasın:
Kocayazi Forum => DİNİ BİLGİLER => KUR'AN-I KERİM
<- Geri  1 ...  13  14  15 16  17  18  19 ... 23Devam -> 

Fadıl DURHAN
(şimdiye kadar 400 posta)
22.02.2009 23:46 (UTC)[alıntı yap]




KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ
(ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)



76-İNSAN:

1 - Gerçekten insan üzerine dehirden (zamandan) öyle bir müddet geldi ki o zaman o, anılmaya değer bir şey değildi.

2 - Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık.

3 - Kuşkusuz biz ona yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör.

4 - Çünkü biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırlamışızdır.

5 - Kuşkusuz iyiler de karışımı kâfûr olan dolgun bir kadehten içerler.

6 - Bir kaynak ki ondan Allah'ın kulları içerler, güzel yollar açarak akıtırlar onu.

7 - O kullar adaklarını yerine getirirler ve fenalığı salgın (olan) bir günden korkarlar.

8 - Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.

9 - "Size sırf Allah rızası için yemek yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz."

10 - "Biz sert ve belalı bir günde Rabbimizden korkarız." derler.

11 - Allah da onları o günün fenalığından korur, yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.

12 - Sabırlarına karşılık onlara bir cennet ve ipekten elbiseler verir.

13 - Orada donatılmış koltuklar üzerine dayanmışlardır: Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk.

14 - Üzerlerine cennet gölgeleri sarkmış, meyveleri bol bol önlerine konmuştur.

15 - Yanlarında gümüşten kaplar, billur kupalar dolaştırılır.

16 - Gümüşten öyle kadehler ki onları türlü türlü biçimlere koymuşlardır.

17 - Onlara orada bir dolu kadeh sunulur ki, karışımı zencefildir.

18 - Bu orada bir pınardır ki, adına "selsebil" derler.

19 - Etraflarında ölümsüz hizmetçiler dolaşır, onları görünce saçılmış inciler sanırsın.

20 - Orada nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir mülk görürsün.

21 - Üstlerinde zarif ve yeşil, kalın ipekten bir elbise vardır. Gümüş bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri onlara temiz bir içecek içirmiştir.

22 - (Onlara şöyle denir): "İşte bu sizin bir mükâfatınızdı. Gayretiniz karşılığını bulmuştur."

23 - Kur'ân'ı sana kısım kısım biz indirdik biz.

24 - O halde Rabbinin hüküm vermesi için sabret. Onlardan hiçbir günahkâra yahut nanköre itaat etme.

25 - Sabahakşam Rabbinin ismini an.

26 - Gecenin bir bölümünde de O'na secde et (akşam ve yatsı namazlarını kıl). Hem de O'nu uzun bir gece tesbih et (teheccüd namazı kıl).

27 - Çünkü onlar bu dünyayı seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü arkaya atıyorlar.

28 - Onları biz yarattık ve mafsallarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz vakit de kılıklarını değiştiririz.

29 - İşte bu bir öğüttür. Dileyen Rabbine giden yolu tutar.

30 - Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Kuşkusuz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

31 - Allah dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere ise, acıklı bir azap hazırlamıştır.
Fadıl DURHAN
(şimdiye kadar 400 posta)
22.02.2009 23:46 (UTC)[alıntı yap]




KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ
(ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)



77-MÜRSELAT:

1 - Andolsun birbiri ardınca gönderilenlere,

2 - Büküp devirenlere,

3 - Yaydıkça yayanlara,

4 - Seçip ayıranlara,

5 - Bir öğüt bırakanlara,

6 - Gerek özür için olsun, gerek uyarı için,

7 - Herhalde size vaad olunan kesinlikle olacaktır.

8 - Hani o yıldızlar silindiği zaman,

9 - Gök yarıldığı zaman,

10 - Dağlar savrulduğu zaman,

11 - Elçiler, tayin edilen vakitlerine erdirildikleri zaman,

12 - Bunlar hangi güne ertelendiler?

13 - Hüküm gününe..

14 - Bildin mi, nedir o hüküm günü?

15 - O gün yalanlayanların vay haline!

16 - Biz, öncekileri helak etmedik mi?

17 - Sonra geridekileri de onlara katarız.

18 - Biz suçlulara böyle yaparız.

19 - O gün yalanlayanların vah haline!

20 - Biz sizi âdi bir sudan yaratmadık mı?

21 - Onu sağlam bir yerde oturttuk.

22 - Belli bir süreye kadar.

23 - Demek ki biçimlendirmişiz. Ne güzel biçimlendireniz biz.

24 - O gün yalanlayanların vay haline!

25 - Yeryüzünü bir tokat (toplanma yeri) yapmadık mı?

26 - Gerek diriler, gerekse ölüler için.

27 - Orada yüksek yüksek dağlar oturtup da size bir tatlı su sunmadık mı?

28 - O gün yalanlayanların vay haline!

29 - (Kıyameti yalanlayanlara şöyle denir): "Haydin gidin o yalanladığınız şeye doğru."

30 - "Haydi gidin o üç çatallı gölgeye (cehenneme)."

31 - O, ne gölgelendirir, ne alevden korur.

32 - O, saray gibi kıvılcımlar atar.

33 - Sanki o kıvılcımlar, sarı sarı (erkek deve sürüleridir).

34 - O gün yalanlayanların vay haline!

35 - Bugün, konuşamıyacakları gündür.

36 - Kendilerine izin de verilmez ki, özür beyan etsinler.

37 - O gün yalanlayanların vay haline!

38 - Bu, işte o hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık.

39 - Bir hileniz varsa beni atlatın.

40 - O gün yalanlayanların vay haline!

41 - Kuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır.

42 - Canlarının çektiğinden türlü meyveler arasındadırlar.

43 - (Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir).

44 - İşte biz güzel amel işleyenleri böyle mükafatlandırırız.

45 - O gün yalanlayanların vay haline!

46 - Yiyin, zevklenin biraz, çünkü siz suçlularsınız.

47 - O gün yalanlayanların vay haline!

48 - Onlara: "Rüku edin" denildiği zaman etmezler.

49 - Vay haline o gün yalanlayanların!

50 - Artık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?
Fadıl DURHAN
(şimdiye kadar 400 posta)
22.02.2009 23:46 (UTC)[alıntı yap]




KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ
(ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)



78-NEBE':

1 - Birbirlerine neyi soruyorlar?

2 - O büyük haberden (kıyametten) mi?

3 - Ki onlar onda ayrılığa düşmektedirler.

4 - Hayır, ilerde bilecekler.

5 - Hayır hayır, ilerde bilecekler.

6 - Biz yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?

7 - Dağları da birer kazık kılmadık mı?

8 - Sizleri çift çift yarattık.

9 - Uykunuzu bir dinlenme yaptık.

10 - Geceyi bir örtü yaptık.

11 - Gündüzü de bir geçim zamanı yaptık.

12 - Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık.

13 - İçlerine ışık saçan bir kandil astık.

14 - Yoğunlaşmış bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.

15 - Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye.

16 - Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler (çıkaralım diye).

17 - Kuşkusuz o hüküm günü kararlaştırılmış bir vakit olmuştur.

18 - O gün Sûr'a üflenir, bölük bölük gelirsiniz.

19 - Gök de açılmış, kapı kapı olmuştur.

20 - Dağlar yürütülmüş, serap olmuştur.

21 - Kuşkusuz Cehennem gözetleme yeri olmuştur.

22 - Azgınlar için son varılacak yer olmuştur.

23 - Orada çağlarca kalacaklardır.

24 - Orada ne bir serinlik tadacaklar, ne de içecek bir şey.

25 - Ancak bir kaynar su ve irin (içecekler).

26 - Bir ceza ki tam yaptıklarına uygun.

27 - Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı.

28 - Âyetlerimizi yalanlaya yalanlaya tam bir yalancı olmuşlardı.

29 - Biz ise herşeyi sayıp bir kitaba geçirmişiz.

30 - (Onlara): "Şimdi tadın (cezanızı. Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız" (denir).

31 - Kuşkusuz takva sahipleri için bir kurtuluş var.

32 - Bahçeler var, bağlar var.

33 - Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var.

34 - Dopdolu kadehler var.

35 - Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan.

36 - (Bunlar) Rabbinden yeterli bir bağış olarak (verilir).

37 - O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Rah-mân'dır. Hiç kimse ondan bir hitaba mâlik olamaz.

38 - O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.

39 - İşte bu hak gündür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.

40 - Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve kâfir diyecek ki: "Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım."
Fadıl DURHAN
(şimdiye kadar 400 posta)
22.02.2009 23:47 (UTC)[alıntı yap]




KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ
(ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)



79-NAZİ'AT:

1 - Andolsun şiddetle çekip çıkaranlara,

2 - Usulcacık çekenlere,

3 - Yüzüp yüzüp gidenlere,

4 - Yarışıp geçenlere,

5 - Derken bir iş çevirenlere kasem olsun (ki kıyamet var).

6 - O gün deprem sarsar,

7 - Onu ikinci bir sarsıntı izler.

8 - Yürekler vardır, o gün kaygıdan hoplar.

9 - Gözler kalkmaz saygıdan.

10 - Diyorlar ki: "Biz tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz?

11 - "Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"

12 - "Öyleyse bu çok zararlı bir dönüştür." dediler.

13 - Fakat o bir tek haykırıştır.

14 - Bir de bakarsın hepsi meydandadır.

15 - Musa'nın haberi sana geldi mi?

16 - Hani Rabbi ona kutsal vaadi Tuva'da seslenmişti:

17 - "Haydi, demişti, git Firavun'a, çünkü o çok azdı."

18 - De ki: İster misin arınasın?

19 - Seni Rabbinin yoluna ileteyim de ondan korkasın.

20 - Musa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi.

21 - Fakat Firavun yalanladı, karşı geldi.

22 - Sonra koşarak dönüp gitti.

23 - Derken adamlarını topladı da bağırdı:

24 - "Ben sizin en yüce Rabbinizim" dedi.

25 - Allah da onu tuttu, dünya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi.

26 - Kuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır.

27 - Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu Allah bina etti.

28 - Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu.

29 - Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.

30 - Bundan sonra da yeryüzünü döşedi.

31 - Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

32 - Dağlarını oturttu.

33 - Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için .

34 - Fakat o her şeyi bastıran büyük felaket geldiği vakit,

35 - O, insanın neyin peşinde koştuğunu anladığı gün,

36 - Gören kimseler için cehennem hortlatıldığı vakit,

37 - Artık her kim azgınlık etmiş,

38 - Ve dünya hayatını tercih etmişse,

39 - Kuşkusuz onun varacağı yer cehennemdir.

40 - Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,

41 - Kuşkusuz onun varacağı yer cennettir.

42 - Sana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye.

43 - Sen nerde, onu anlatmak nerde?!

44 - Onun son ilmi Rabbine aittir.

45 - Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın.

46 - Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.
Fadıl DURHAN
(şimdiye kadar 400 posta)
22.02.2009 23:47 (UTC)[alıntı yap]




KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ
(ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)




80-ABESE:

1 - (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.

2 - Kendisine âmâ geldi, diye.

3 - Ne bilirsin, belki o temizlenecek?

4 - Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.

5 - Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,

6 - Sen ona yöneliyorsun.

7 - Onun temizlenmemesinden sana ne?

8 - Ama sana can atarak gelen,

9 - Allah'tan korkarak gelmişken,

10 - Sen onunla ilgilenmiyorsun.

11 - Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.

12 - Artık dileyen onu düşünür.

13 - O, değerli sahifelerdedir.

14 - Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.

15 - Yazıcıların ellerindedir,

16 - Değerli, iyi yazıcıların.

17 - O kahrolası insan, ne nankör şey.

18 - O yaratan onu hangi şeyden yarattı?

19 - Bir damla sudan, onu yarattı da biçime koydu.

20 - Sonra ona yolunu kolaylaştırdı.

21 - Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.

22 - Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir.

23 - Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,

24 - Bir de o insan yiyeceğine baksın.

25 - Biz o suyu bol bol döktük.

26 - Sonra toprağı nasıl da yardık.

27 - Bu suretle orada ekinler bitirdik.

28 - Üzümler, yoncalar,

29 - Zeytinlikler, hurmalıklar,

30 - İri ve sık ağaçlı bahçeler,

31 - Meyveler, çayırlar bitirdik.

32 - Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye.

33 - Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,

34 - O gün kişi kaçar, kardeşinden...

35 - Anasından , babasından..

36 - Eşinden ve oğullarından.

37 - Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır.

38 - Yüzler var ki, o gün parıl parıl,

39 - Güler, sevinir.

40 - Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,

41 - Onları karanlık bürümüş,

42 - İşte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.



Bütün konular: 58
Bütün postalar: 548
Bütün kullanıcılar: 95
Şu anda Online olan (kayıtlı) kullanıcılar: Hiçkimse crying smiley
 
  Bugün 2 ziyaretçi (3 klik) kişi burdaydı!